Geçen gün sormuştum. Balıkta GDO var mı diye ? Üretimi yapılan hayvansal gıdaların hepsinde var. Kümes, ahır hayvanları ve su ürünleri hepsinde…
Bu sonuca nasıl mı ulaştım?
Soya bitkisel proteinler ve yağ asitlerince zengin bir besin. En çok üretimini yapan ülke ise Amerika. Amerika’da üretilen soya’nın %90 ‘ı genetiği değiştirilmiş. Türkiye’nin, Amerika’dan kuru yük gemileriyle ithal ettiği bu ürünün %10 ‘luk organik GDO’suz olduğuna inanmak herhalde saflık olur. GDO’nun amacı zaten üretimde verimi arttırmak, giderleri azaltmak. Ucuza mal edip kar elde etmek. Yani GDO’lu soyalar geldi geliyor.
Soya üzerinde durmamın nedeni:
Soya, üretimi yapılan hayvanların yem formüllerine, besleyici faydalarından ve ucuz protein kaynağı olmasından dolayı eklenir.
Ayrıca geçen izlediğim tartışmada, GDO’lu besinin DNA’sının yiyen canlının etine bozulmadan geçtiğini açıkladılar. GDO’yu savunanlar geçmediğini, karşıt grup ise geçtiğini savundu ikisi de savlarını bilimsel araştırmalarla destekliyorlardı. (Ne yazık ki parayı bastıran istediği gibi bilimsel yazı yazdırabiliyor.)
Biz ne kadar soya alıyoruz ki ya da ne kadar yem üretimi yapıyoruz ki filan diyenler için internette rastgele bulduğum, soya işleme fabrikası ve kapasitesi…
” Günde 450 ton soya fasülyesi işleme kapasitesine sahip olan tesiste, 320 ton soya küspesi, 90 ton ham soya yağı ve 30 ton soya kabuğu üretimi yapılmaktadır. X Soya Yağı üretim tesisinin yatırım maliyeti 10 milyon USD olarak gerçekleşmiştir. “
Bu kadar soya kapasitesi olan bir fabrika herhalde boş durmuyordur. Bu sadece bir fabrika…
Durumun vahamiyeti ortada başka sözüm yok.
Discussion
No comments yet.