// Arşivler

Archive for Şubat, 2010

EuroSport Spikerleri Beni Sitemden Soğuttu

Eurosport spikerleri iyi güzel ama her spor maçında bisikletten curling’e snooker’a her şeye keyifli dedikçe AkvaryumKeyfi.Com sitemden soğumaya sinirlenmeye başlıyorum. Niye keyfi.com diye domain aldım ki :(

  • Equestrian’de keyifli bir atlayış oldu.
  • O Sullivan bu seti de keyifli bir şekilde bitirdi.
  • Federer’den keyifli bir backhand, passing line vuruşu ve maç sayısı için servis kullanıyor.
  • Viking yarışmasındayız evet küçük Miyazaki babasıyla keyifli bir yarışma çıkarıyor.
  • Alexander Vinokulov’u takım arkadaşı çekiyor bu arada Fransa turundan çok keyifli görüntüler.
  • 17 yaş altı takımından tanıdığımız, Bafana Fasolu genç yetenek Xanaah’ı A takımında görmek oldukça keyifli.
  • Süper Dog yarışmasındayız Küçük lassie, border collie cinsi köpeğimiz keyifli görüntüler veriyor.

Hadi kafadan attım bu replikleri ama eurosport açtığımda keyifli lafını duymadığım bir spor karşılaşması yok gibi

www.AkvaryumKeyfi.Com sitemden resmen soğuttular.

Efes Maccabi Maçı

Efes zor da olsa bir galibiyet aldı. Maçta en çok gözüme takılanlar.

Hala ideal bir beşli yok.

Oyuncular aralarında anlaşamıyorlar kimya oturmamış.

Maccabi gibi hızlı ataklar karşısında geri gelemiyoruz. Beşe bir şeklinde fastbreak yiyen Efes ilk defa gördüm.

Dış atışlar yine felaket. Bu adam atar diyemiyoruz.

Hücumlarımız berbat, oyun kurucu topla bekliyor. Diğer  dört oyuncu da hareketsiz pas beklemesi şeklinde oluyor. Santiago gibi içeriyi zorlayıp karşı takıma faul aldırma, pota altından kenar koşuları filan yapılmıyor.

Maçın kırılma anı Kasun’un fileyi koparması oldu. File kopunca bizim takım dinlenmiş oldu, Maccabi de oyundan soğudu.

Bir ay oldu galiba çok az kişinin izlediği bir allstar gibi bir maç yaptılar. Sinan Güler ondan beri sakat. Böyle önemli maçlar varken bir smaç yarışması uğruna sakatlandı.

Bu salonlarda 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası yapılacak ama yedek file yok. Maç 5 dakka filenin tekrar dikilmesi için durdu. LeBron James potayı kırsa camcı mı çağıralacak ?

Hey Mr Dj !

Dj olmak hiç bu kadar kolay olmamıştı.

Arkadaşlarınızla dinlediğiniz müzikleri yasal yoldan paylaşmayı düşünüyorsanız. Bir Blip.FM hesabı açıp, arama kutusuna beğendiğiniz şarkıların ismini yazmanız yeterli.

Geniş müzik arşivini youtube, amazon, itunes gibi paylaşım sitelerine bağlanarak sağlıyor. Arama sonrasında aynı şarkının farklı versiyonları olabiliyor. Bu yüzden ilk önce preview ile önce parçayı dinleyin sonra blip yazısını tıklayın.

Bu bliplediğiniz dosyayı  twitter, facebook, friendfeed, tumblr, lastFm, pingFm ‘den paylaşabiliyorsunuz. Sevdiğiniz parçalardan bir playlist oluşturmanızda mümkün.

Eğer aradığınız dosya yoksa kendi arşivinizden upload edebiliyorsunuz. Ama bu upload ediceğiniz dosyanın telif hakları size ait ya da anonim dosya olması gerekiyor yoksa siliniyor.

Açıkçası çok incik cıncık yabancı şarkı seçtiğimi düşünüyorum. Blink.FM sadece bir tanesini bulamadı. Hatta Bling.Fm bu parça paylaşma olayını oyun gibi yapmış. Eğer günde 15  parça şarkı bliplerseniz yani çalarsanız. Size 1. seviye Dj rozeti veriyor. Başka kişilerin yayını dinlenmesini sağlamak için oy verme olayı var. Abi güzel çalmışsın diyeler, birbirlerine prob veriyor.

Bliplediğim parça Blip.Fm’de hiç çalınmadığı için bana da aferin diye öncü arması verdiler :) Profilimde duruyor.

Güzel bir uygulama twitter ile kullandığınız zaman geniş kitlelerle sevdiğiniz müzikleri paylaşabilirsiniz. Last.Fm’deki gibi, benzer şarkıları dinleyen kişileri size arkadaş diye öneriyor.

Bu linkten OnferFM‘i dinleyebilirsiniz. http://blip.fm/profile/OnferFm/playlist :)

Üyelik işlemi de basit kullanıcı adınız aynı zamanda radyo istasyonunuz oluyor. http://blip.fm/

Elektronik Marketlerinin Sevgililer Günü Hataları

Elektronik Marketleri Sevgililer Gününü hiç kullanamıyorlar. Hatta batırıyorlar.


Neyse halkımız bu tuzaklara düşmüyor. Normal günlerde bile hediye olarak alınmayacak ürünleri, kalpler içinde indirim diye satmaya uğraşıyorlar.

İşte iki örnek.

Türk Futbolu

Ziraat Kupası maçlarını izliyorum da maçlar şöyle geçiyor.

İlk 15 dakka üşüyen sporcular var güçleriyle deli dana gibi koşuyorlar, maksat akın değil ısınmak.

Ortada garip garip paslaşmalar, yan paslar, kaleciye geri paslar, taç çizgisinde sıkışan taçla veya sakatlanmayla sonuçlanan toplar.

20 dakka kesin yerde kıvranan futbolcularla geçiyor. Kasap gibi çift dalan futbolcular kesinlikle kart almıyor. Ama itiraz edenler şak kartı alıyor. Yerde kıvrananların çoğu numara yapıyor zaman geçirmeye yönelik.

Şut kesinlikle yasak , goller hep karambol seken çarpan toplardan geliyor. Şut atılırsa farklı şekilde out veya et gibi bir şut oluyor.

Paslar hep adamın arkasına, ya da adamın dibine kadar dripling yapıp veriliyor, tek top oynamak yasak. Zorda kalınca benden gitsin de nereye giderse gitsin diye uzunca vuruluyor. Paslar genellikle şut gibi adamın yakalayamayacağı sertlikte oluyor, yuvarlasa gol olacak… Duvar pası yapıldı mı spiker o süper , mükkemel gibi sesler çıkarıyor.

Kavgalar ve hakeme itirazlar da olmazsa olmazlar.

Şişirilmiş bir lig. Ortada futbol yok sadece işkembeden sallayan takım fanatikleri var. Gerçekleri görmeden, bağnazca izledikleri komediye, futbol deyip saatlerce tartışıp, birbirini boğazlıyorlar.