Igor Rakocevic ve Ergin Ataman atışması oldu. Bu küçük çapta baş kaldırma, Bojan Popovic transferine ışık tuttu. Geçen yazımda yazdığım, kafamı kurcalayan Popovic, transferinin gerçek nedenini ortaya koymuş oldu. Igor ile arası bozulan Ergin, bu transferi istedi.
Bugün oyundan haklı bir şekilde alınan Igor Rakocevic, Ender‘in zamanı tükettiği ve boş turnike kaçırdığı iki akın sonrası Ergin Ataman’a çıkıştı. Ataman’a beni aldın ama aldığın adam neler yapıyor gibilerinden çıkıştı ve ufak bir kafa temasına girdiler. İsrailli reji’de bu görüntüyü kaçırmadı son periyotta, bu ikiliyi bir çok kez aynı kadrajda görüntüledi.
Efes, zerre kadar Türk basketboluna katkı sağlamayan, lejyoner takımdan ibaret. Oyuncular arasındaki kamplaşma ve yanlış kadro oluşumu görülüyor.Efes gibi hepsi ayrı telden çalan bir karma oyuncu topluluğundansa; Yensin veya yenilsin Sırplar veya Litvanyalıların yaptığı gibi kendi ülkesinin sporcusunu oynatan, sporcu kazandıran takımlar gözüme daha hoş geliyor.
Ayrıca Maccabi taraftarı her zaman salonu dolduruyor ama bu sefer sponsor faktörünü farkettim. Maç sonunda yapılan çekilişle kazanana LCD televizyon verdiler. Biz de efes molalarında gözüken büyük sponsor var ama sadece göz boyama reklam yapıyor. Rakip firmalar Abdi İpekçi’de veya başka bir salonda böyle reklam yapsa hem diğer firmayı siler geçer hem salonlarda neden boş yer yok diye bir soru oluşur.
Nur Germen ya da namı değer Nur Şampurt, Preston Shumpert’ı öve öve bitiremedi.(Manejeri mi ne ?) Bu takımdaki en iyi yabancı, ne kadar az oynasa da Daniel Santiago olduğu aşikardır kesinlikle hem lig maçlarında oynatılmalı hem de anlaşması uzatılmalıdır.
Son 16 takıma şans eseri kalan Efes yine ışık yakmıyor, son transfer Popoviç ise kalan son maçları kurtaracak bir oyuncu olmadığı aşikar. Ender’in bile şut konusunda hiç olmazsa göz damlası atışı var.
Igor bile tek başına Partizana karşı elinden gelen en iyi oyununu çıkarmıştı ama takımın diğerleri ona ayak uyduramadığından kaybetmişlerdi. Takım olmadıkça bireysel performanslarla artık maç almak zor. Efes bu kadar parayı yabancı oyunculara dağıtacağına Türkiye için hiç olmazsa bir spor salonu yapsın. Efes’in son yıllarda manjerlerin oyuncağı oldu ve tam bir oyuncu öğütme klubü haline geldi.
Santiago gibi bir oyuncunun kenarda oturması ise beni deli ediyor. Zaten Türkiye liginde yabancı kontejanından dolayı oynatamıyorsun, eurolig maçlarında kenarda bekleyecekse niye alındı ki… Hem Kaya, Ermal ve Kasun’dan daha iyi savunma ve hücumu olmasına rağmen paslanıyor. Galiba Ergin Ataman, 2010 dünya şampiyonasında Türkiye milli takımının başına geçmeyi ve Porto Riko’yu formsuz bir Santiago ile zayıflatmayı planlıyor.
Efes, yenebileceği bir Real Madrid’i elinden kaçırdı. Nur Germen’in bazı oyuncuları kayırmasını da anlamış değilim. Şumpırt da Şampırt bu oyuncunun menajeri mi ki bu kadar met ediyor.
Kerem Tunceri’nin, Real taraftarı tarafından alkışlanması güzel bir görüntüydü. Tanyeviç’in takımı gençleştireceğim diye İspanya’da yapılan şampiyonaya, en formda ve tecrübeli zamanında Kerem Tunceri götürmemesi…
Hatasını anlayıp sonra tekrar milli kadroya almasına değinmeden edemedim.
Galatasaray Cafe Crown -Fenerbahçe Ülker maçının birazını ve olaylarını izlemiştim.
Galatasaray’ın yaptığı iş değil bir kere arena yapacağız diye nerdeyse tüm seyircinin gs’lılardan oluşması ve bu seyircinin zaten maçla alakasız sadece olay çıkarmaya yönelik insanlar olduğunu gözlemledim. Maça Tanyeviç zaten hakemlerin taraflı karar alacağını bildiğinden maçı alaycı bir yüz ifadesi ile izledi. Hakemler taraflı olmamalarına rağmen taraftarın baskısıyla Gs lehine hatalı karalar verdiler tabii…
Maçta gördüğüm kadarıyla GS iyi bir takım oluşturmuş ama bir tek uzunların arasına macera aramak için dalan Amerikalı oyun kurucularında iş yok. Can Akın’ı oyun kurucu mevkinde seçimi daha mantıklı gibi gözüküyor. İyi şutörleri ve en önemlisi pek kullanamadıkları Litvanyalı Simas Jasaitis gibi bir oyuncuları var. Ben koçları olsam bütün oyunu bu oyuncu üzerinden kurardım.
Olaylara gelirsek, sahaya insanların girmesi ve oyunculara vurması inanılır gibi değil. Sahaya giren adamların, bu insanların hiç bir sportif maça alınmaması gerekiyor. Adamların maçla alakaları olmadığı sadece olay çıkarmaya geldikleri belli.
Anlaşılan spor klüplerimiz sporcu ve spor sever yetiştirmek yerine fanatikler türetmeye ve bu kendini bilmezlere ağır yaptırımlar uygulanmadıkça bu olaylar böyle sürüp gidecek.
Engin Ataman 5 Kasım 2009 Unica-ja Malaga – Efes Pilsen maçında son iki devre + uzatmada hiçbir oyuncu değiştirmeyerek aynı 5 ile mücadale etti. O beşli ile 17 sayılık farkı kapatmış olabilir. Ama fizikman çöktüklerini görmemesi maçı kaybettiren faktördü.
Bogdan Tanyeviç ne kadar çok değişiklik yapıyorsa Engin Ataman’da o kadar az. Bu antrenörlerin bir ortası yok mudur?