// Arşivler

ekşi

This tag is associated with 2 posts

Türk Futbolu

Ziraat Kupası maçlarını izliyorum da maçlar şöyle geçiyor.

İlk 15 dakka üşüyen sporcular var güçleriyle deli dana gibi koşuyorlar, maksat akın değil ısınmak.

Ortada garip garip paslaşmalar, yan paslar, kaleciye geri paslar, taç çizgisinde sıkışan taçla veya sakatlanmayla sonuçlanan toplar.

20 dakka kesin yerde kıvranan futbolcularla geçiyor. Kasap gibi çift dalan futbolcular kesinlikle kart almıyor. Ama itiraz edenler şak kartı alıyor. Yerde kıvrananların çoğu numara yapıyor zaman geçirmeye yönelik.

Şut kesinlikle yasak , goller hep karambol seken çarpan toplardan geliyor. Şut atılırsa farklı şekilde out veya et gibi bir şut oluyor.

Paslar hep adamın arkasına, ya da adamın dibine kadar dripling yapıp veriliyor, tek top oynamak yasak. Zorda kalınca benden gitsin de nereye giderse gitsin diye uzunca vuruluyor. Paslar genellikle şut gibi adamın yakalayamayacağı sertlikte oluyor, yuvarlasa gol olacak… Duvar pası yapıldı mı spiker o süper , mükkemel gibi sesler çıkarıyor.

Kavgalar ve hakeme itirazlar da olmazsa olmazlar.

Şişirilmiş bir lig. Ortada futbol yok sadece işkembeden sallayan takım fanatikleri var. Gerçekleri görmeden, bağnazca izledikleri komediye, futbol deyip saatlerce tartışıp, birbirini boğazlıyorlar.

Efes Pilsen Maccabi Electra Maçı

Maça Damgasını vuran olay

Igor Rakocevic ve Ergin Ataman atışması oldu. Bu küçük çapta baş kaldırma, Bojan Popovic transferine ışık tuttu. Geçen yazımda yazdığım, kafamı kurcalayan Popovic, transferinin gerçek nedenini ortaya koymuş oldu. Igor ile arası bozulan Ergin, bu transferi istedi.

Bugün oyundan haklı bir şekilde alınan Igor Rakocevic, Ender‘in zamanı tükettiği ve boş turnike kaçırdığı iki akın sonrası Ergin Ataman’a çıkıştı. Ataman’a beni aldın ama aldığın adam neler yapıyor gibilerinden çıkıştı ve ufak bir kafa temasına girdiler. İsrailli reji’de bu görüntüyü kaçırmadı son periyotta, bu ikiliyi bir çok kez aynı kadrajda görüntüledi.

Sonuç:

Cenk Akyol harcandı bitti, şimdi sıra Sinan Güler’de bu böyle gidecek mi?

Efes, zerre kadar Türk basketboluna katkı sağlamayan, lejyoner takımdan ibaret. Oyuncular arasındaki kamplaşma ve yanlış kadro oluşumu görülüyor.Efes gibi hepsi ayrı telden çalan bir karma oyuncu topluluğundansa; Yensin veya yenilsin Sırplar veya Litvanyalıların yaptığı gibi kendi ülkesinin sporcusunu oynatan, sporcu kazandıran takımlar gözüme daha hoş geliyor.

Ayrıca Maccabi taraftarı her zaman salonu dolduruyor ama bu sefer sponsor faktörünü farkettim. Maç sonunda yapılan çekilişle kazanana LCD televizyon verdiler. Biz de efes molalarında gözüken büyük sponsor var ama sadece göz boyama reklam yapıyor. Rakip firmalar Abdi İpekçi’de veya başka bir salonda böyle reklam yapsa hem diğer firmayı siler geçer hem salonlarda neden boş yer yok diye bir soru oluşur. :D

Nur Germen ya da namı değer Nur Şampurt, Preston Shumpert’ı öve öve bitiremedi.(Manejeri mi ne ?) Bu takımdaki en iyi yabancı, ne kadar az oynasa da Daniel Santiago olduğu aşikardır kesinlikle hem lig maçlarında oynatılmalı hem de anlaşması uzatılmalıdır.